Tuesday, June 5, 2007

Hoppa biri değilim, hayatı olgun karşılarım

Sıla'nın Boran Ağa'sı; Mehmet Akif Alakurt, gerçek hayatta da dizideki gibi tam bir 'ağır abi'... Hoppa bir insan olmadığını söyleyen Alakurt '15 yaşındayken 20 yaşında gibi gösterdiğim söylenirdi, şimdi de 35 yaşında bir insanın düşüncelerine sahibim' diyor.. atv'nin sevilen dizisi Sıla'nın Boran Ağa'sı; Mehmet Akif Alakurt gerçek hayatta da canlandırdığı karakter gibi tam bir 'ağır abi'. Hülya Dergisi'nin Nisan sayısına konuşan Alakurt: 'Hoppa bir insan değilim. 27 yaşındayım ama 35 yaşında bir insanın düşüncelerine sahibim. Ailem beni böyle yetiştirdi. Küçük yaşımda, büyük şeyler söylediler' diyor.

* 27 yaşındasınız, ama çok daha olgun görünüyorsunuz...

Öyle görüyorsanız ne güzel. Bu biraz hayata bakış açısıyla alakalı. Hoppa bir insan değilim. 15 yaşındayken 20 yaşında gibi gösterdiğim söylenirdi, şimdi de 35 yaşında bir insanın düşüncelerine sahibim. Hayata o olgunlukta bakıyorum.

* Sizi bu kadar olgun kılan ne?

Ailem beni böyle yetiştirdi. Çok küçük yaşımda, çok büyük şeyler söylediler. İDEALİM MODELLİKTİ

* Aslında biraz şans eseri model olmaya karar vermişsiniz.

İnsanların ideallerinin oluştuğu zamanlar vardır ya, modellik öyle bir zamanda gelişti. TV'de bir modellik yarışması gördüm ve "Benim Best Model Türkiye olmam gerekiyor" dedim.

* Oyunculuk nasıl idealiniz haline geldi peki?

İlk olarak Gold Film'den Faruk Turgut geldi, 'Kırık Ayna' dizisi için. Benim idealim modellikti ve yurtdışında bir şeyler yapmak istiyordum; aslın da hâlâ da istiyorum. Paris'te bir defileye çıkmak hayallerimden biri.

* Model olmaya karar vermişsiniz ve bunu başarmışsınız... Ardından başroller gelmiş. Her şey göründüğü gibi sorunsuz mu ilerledi?

Bu yolda ilerlemek için iradeli olmak gerek. İnandığım bir söz vardır: "Yerde değilsen kimse üstüne basamaz." Ben hiçbir zaman yerde olmadım. Zorluklar beni hep güçlü kıldı.

* Yolunuz tesadüfler sonucu belirlenmiş. Bundan sonra başka bir şey karşınıza çıksa, yolunuzu değiştirir misiniz?

Tabii olabilir, her zaman bir B planım vardır. Kötü şeylere hazırlıklıyım. Başka bir yola girebilirim, dibe de vurabilirim. Ama kişiliğime güveniyorum; azınlıkta olan bir insanım. O yüzden seviyorum kendimi. Düşersem, kalkabilirim.

* Oyunculuğunuzu ilerletmek için neler yapıyorsunuz?

Okuyorum ve oyunculuğu anlamaya çalışıyorum. Benim oyunculuğa bakış açım, oynamamak. Tom Hanks ve Antony Quinn idollerim. Ama onlar kadar iyi olmak her baba yiğidin harcı değil. Zaten, herkes onlar gibi olmak ister. Benim tek farkım, bu benim için kuru bir hayal değil.

* 17 yaşında hayatın içine atılan M. Akif, nasıl bir aileden geldi?

Türk örf ve geleneklerine bağlı bir ailem var. Beni de öyle yetiştirdiler. HUZUR İSTİYORUM * Yaşamınız nerede geçti?Çocukluğum Kadırga ve Kumkapı'da geçti. Farklı bir yerdir orası. Mesela, bir karakolu vardı, torpil atıp kaçardık sürekli. Polisler bizi kovalardı. Halkalı'ya, Bakırköy'e giderdik. Balık tutardık, denize girerdik. Hareketli geçti çocukluğum.

* Gençliğinizi de dolu dolu yaşadınız mı?

Tam da Best Model seçildiğiniz renkli yıllara denk geliyor.Dolu doluluktan kimin ne anladığı önemli tabii. 'Gece kulüplerine gidiyorsan ve ne kadar çok kız arkadaşın varsa, o kadar sosyalsindir' gibi şeyler bana çok 'dolu doluluk' gelmiyor açıkcası. Benim için huzurdur, dolu doluluk.

* Ağzınızdan hep ideal kelimeler çıkıyor. Bu kadar idealin peşinde olmak yorucu değil mi?

Yorucu. Enderdir benim rahat oturduğum. Yerimde kim olsa, koltuğa yayılıp, işin keyfini çıkarır. Ben öyle değilim.

* Herhalde sizin de hayatınızda yaptığınız hatalar vardır?

Vardır tabii ama söylemem. İÇİMDEN DANS EDERİM * Zayıflıklarınızı göstermekten korkar mısınız?Genel olarak zayıf bir yönüm yok. En zayıf tarafım duygusal oluşum.

* Sevdiğiniz bir parçayı duyunca içinizden dans edermişsiniz. Karizmaya zeval gelmesin diye mi?

Yok, şunu söylemek istemiştim: İçimden de dans edebilirim, mutluluğumu içimde de yaşarım. Bunun için illa kendini teşhir etmeye gerek yok. Kendini rezil etmediğin sürece, istediğin gibi dans edebilirsin.

* Nerede, nasıl eğlenirsiniz?

Her yerde eğlenirim. Bir kafede otururken bile... Bir dünya politikası var: "Bugün cumartesi, gece dışarı çıkacaksın ve eğleneceksin!" deniyor, insanlar da buna itaat ediyor. Ben bunu reddediyorum. En büyük idealim dünyadan huzurlu bir şekilde göçüp gitmek.

* Popülariteniz aşk hayatınızı nasıl etkiliyor?

Bu işlere girmeden önce dikkat çekmeyen biriysen ve bu işlerden sonra insanlar sana ilgi göstermeye başladıysa, onun sersemliğini yaşarsın. Ama benim öyle dertlerim olmadı. SİNEMA HAYALİ KURUYORUM* Hayatımın yüzde 50'sini 'Sıla' dolduruyor. Geri kalan zamanımda ise kendimi geliştirmeye çalışıyorum, insanlarla görüşüyorum. Stratejiler çok önemli...

* Aklımda olan tek şey; sinema. 'İste bu karakteri oynamalıyım' diyeceğim senaryoyu arıyorum.

* Sıla'yı basamak olarak görmedim açıkçası. Keyif alıyorum Boran'ı oynamaktan. Ama dizi işleri bir yerden sonra rutine giriyor. Biz uzun soluklu bir yola çıktık. Başarı devam ettikçe bu iş sürecek. KIZ ARKADAŞIM BENİMLE ZEKA YARIŞINA GİRMEMELİ!

* Aşık olduğunuz kadınların ortak özelliği nedir?

Bağlılık ve kendine güven. İçinde bulunduğun durumdan da memnun olmalı.

* Siz ilişki içindeyken nasıl biri oluyorsunuz?

Benim yanımdaki kadın her zaman güvendedir. Hak ettiği her şeyi vermeye çalışırım; ilgi, şefkat...

* Peki bir kadın sizi nasıl mutlu eder?

İçtenliğiyle. Ama gözlerinde çakallık varsa, benimle zekâ yarışına giriyorsa, hayatımda yeri olamaz.

* Biraz anaç kadınlar ilginizi çekiyor sanki.

Genel anlamda hoşuma gider sabah kahvaltının hazır olması, yemeğin yapılması...

* Peki, aşkın tarifi nedir?

Eşim olacak kişide çocuğumu görmek isterim. Benim için aşk böyle bir şey.


Kaynak: Sabah - Günaydın