Sıla Dizisi

Sunday, December 17, 2006

Boran’ın gerçek aşkı dizideki ölen karısı...

Yayınlanmaya başladığı günden beri izleyici ekran başına kilitleyen ve başrollerini Cansu Dere ile Mehmet Akif Alakurt’un paylaştığı, ATV’nin sevilen dizisi Sıla’da, Boran karakterini canlandıran Mehmet Akif Alakurt’un gerçek aşkı ortaya çıktı. Çekimleri Mardin’de yapılan ve 4 haftadır büyük ilgiyle izlenen Sıla’nın başarılı oyuncusu Mehmet Akif Alakurt, geçtiğimiz günlerde diğer başrol oyuncusu Cansu Dere ile ilgili olarak hakkında çıkan “Dizi aşkı gerçek oldu” haberlerine sinirlenerek, ”Cansu benim oyuncu arkadaşım. Bundan öte birşey yok” demişti. Genç aktörün gerçek aşkının ise, dizide ölen karısı rolündeki Leyla Başak olduğu belirtildi. Bir süredir Leyla Başak’la birlikte olan Mehmet Akif Alakurt’un evliliği ise düşünmediği öğrenildi.

Sıla’nın sesine kulak verelim!

Bize okulda televizyonun bir kitle iletişim aracı olduğu öğretilmişti. Yani kitlelerin birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayan bir aletti. Oysa bugün televizyonun başlıca amacı eğlendirmek oldu. Ha bir de, reklamveren için mecra oluşturmak... Oysa televizyon, habersiz kitlelere haber ulaştırmanın en etkin ve kestirme yolu. Bunu yapmak için sadece ana haber bülteni ya da haber programı hazırlamak da gerekmiyor. Bazen bir film, bir dizi, onlarca bültenden daha etkili oluyor. Tıpkı ATV’nin Sıla dizisi gibi... İzleyenler bilir. İzlemeyenler için kısa özet: Sıla, 3 yaşında İstanbullu bir aileye evlat verilir. Ancak köydeki aile bir olaya karışır.

Genç kız berdel denilen töre ile tanışır. Hiç tanımadığı ağabeyinin hayatını kurtarmak için aşiret reisi Boran ile zorla evlendirilir. Artık bir konağın içinde hapistir. Bunlar yetmiyormuş gibi anne-baba bildiği insanların öldüğü haberini alır... atv’de daha önce de Zerda ve Aşka Sürgün dizilerinde törenin hayatları nasıl kararttığı anlatılmıştı. Şimdi bayrağı Sıla devralmış görünüyor. Dizi sayesinde şehirliler töre ile tanışıyor. Kırsalda bu derdi çekenler, “Bizim hayatımızı da önemli sayanlar varmış” deyip, mutlu oluyor. Büyük kentlerdeki insanlar hayatlarında duymadıkları bir dram ile tanışıyor. Bu sayede televizyon gerçek işlevine kavuşuyor. Haber veriyor...

Oysa namus ve töre cinayeti haberleri aylardır gazetelerin üçüncü sayfalarına sıkışıp, kalmıştı. Üç ay önce Diyarbakırlı L. bakire çıkmadı diye kayınpederi intikam almıştı. Gelinine tecavüzden sorumlu tuttuğu kişinin 13 yaşındaki kız kardeşi B.’yi kaçırıp, ona tecavüz ettirmişti. İki hafta önce Muş’ta kayınpeder, gelinin bekaretini bozdular diye misilleme yaptı. Sorumlu tuttuğu kişinin 12 yaşındaki kız kardeşi Z.M.’ye tecavüz ettirdi. Tecavüze ailenin kızları da yardım etti. Ya Batmanlı kızlara ne demeli? Namus belasına odalarda ölüme terk edilen, baskıya dayanamayıp kendilerini çamaşır gibi ağaç dallarına asan o gencecik Batmanlı kızlara? 18 yaşında körpecik canına kıyan Saliha için 9 Batmanlı kız geçenlerde şehrin sokaklarında intiharları protesto yürüyüşü yaptı. Hanginiz duydunuz? Peki ya berdel olarak geldiği evde erkek çocuk doğurmadığı için öldürülen Diyarbakırlı Gülistan’dan kaç kişinin haberi oldu? Bazı diziler vardır, eğlenceliktir. Bazılarını izlemek ise adeta görevdir. Güneydoğu’nun keskin gerçeklerinden haberler veren Sıla, ikinci gruba girenlerden...

Sıla etkiledi Töre’yi yazdı...


ATV’nin reyting rekortmeni dizisi Sıla’yı izleyip etkilenen Sezen Aksu, Töre adını verdiği bir parça yazdı. Aksu’nun dizi kahramanları Sıla ile Boran’ın aşklarından etkilenip yazdığı şarkı, dizinin ikinci bölümünden bu yana yayınlanıyor. Aksu’nun seslendirdiği şarkı, dizinin ikinci bölümünden itibaren yayınlanıyor. Beğeniyle izlenen ATV’nin yeni dizi filmi Sıla, reyting rekorları kırıyor. Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Zeynep Eronat, Menderes Samancılar gibi ünlü isimlerin rol aldığı; Mardin’in Midyat ilçesinde çekilen dizi filmi tutkuyla izleyen milyonlarca kişi arasında, Sezen Aksu da yer alıyor.

Cuma günleri yayınlanan Sıla’yı kaçırmayan Aksu diziden o kadar etkilendi ki, Töre adını verdiği bir şarkı yaptı. Ünlü sanatçı, bestelediği şarkıyı aynı zamanda yakın arkadaşı olan dizinin yönetmeni Gül Oğuz’a dinletti. Şarkıyı çok beğenen Oğuz, dizinin ikinci bölümünden itibaren Aksu’nun bizzat seslendirdiği şarkıyı dizide yayınlamaya başladı.

Aşkları ilham verdi...

Sezen Aksu’ya bu şarkıyı besteleme ilhamını, Mardin’de kanun tanımaz törelerve töreye karşı gelen bir aşkın kahramanları olan Sıla ile Boran’ın aşkı verdi. Milyonları ekran başına toplayan dizinin konusuna gelince... Sıla, üç yaşındayken ailesinden koparılıp, başka bir şehre sürüklenir. O topraklarda kızların kaderini başkalarının yazdığının farkında değildir. Hiç duymadığı berdel kelimesi, hayatını tamamen değiştirecek ve hiç görmediği aşiret reisi Boran ile evlenmek zorunda kalacaktır. Artık Sıla, kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir.

Töre

Allah’ın emri değil bu
Kulların aklı
Hak’tan gelen değil bu
Bebeler doğar mı silahlı?
Töre töre töre
Olur mu kul kula köle?
Kin koydun kör yüreğe
Böyle adalet olur mu?

4.Bölüm Özeti: Sıla perişan halde!

Sıla ailesini kaybettiği için perişandır. Ne olursa olsun onları görmek ister. Boran Sıla’yı hastaneye götürür. Bu sırada cenazeleri almak için Mardin’e gelen, Sıla’nın akrabası Burhan’la karşılaşır. Burhan, olan biten her şey için Sıla’yı suçlar ve Boran’a, Sıla’yı görmek istemediklerini, Sıla’nın artık İstanbul'da bir evinin olmadığını, bu aileyle hiçbir bağının kalmadığını söyler. Boran Sıla’yı üzmemek için, söz verdiği halde, onu İstanbul’a cenaze törenine götürmekten vazgeçer. Sıla Boran’ın iyi niyetinden habersizdir ve Boran’a olan nefreti artmıştır. Sıla bir yolunu bulup İstanbul’a gitmek konusunda kararlıdır. Burhan’ın düşüncelerinden habersiz, Burhan'dan yardım ister. Burhan, Boran'ın evine gelip, Sıla’nın kaçmak istediğini ve gelip kendisinden yardım istediğini Boran’a haykırır ve Sıla’nın yüzüne artık onu istemediklerini, İstanbul’la bir bağının kalmadığını söyler. Sıla yıkılmıştır, kaçacak bir yeri, onu kucaklayacak bir yuvası kalmamıştır, kocaman dünyada yapayalnızdır.

Bu hikayeyi en iyi bir kadın anlatabilirdi...

Mankenlikten oyunculuğa geçen, daha önce Güz Yangını, Metropalas ve Alacakaranlık dizilerinde, şu sıralar çekilen Yandım Ali adlı sinema filminde ve Çağan Irmak’ın Kabuslar Evi adlı projesinde rol alan Cansu Dere, Sıla’yla ilgili şunları söylüyor: “Daha önce böyle bir rolüm olmamıştı. Çok farklı bir rol ve çok sevdim. Tabii dizi çekiyoruz ama farkındayız ki bunlar gerçekte var. Küçük yaşta evlendirme, berdel, töre cinayetleri... Burada olmak, bizi bu olaylara daha yakınlaştırdı, içinden hissetmemize neden oldu. Bu bir kadın hikayesi ve en güzel bir kadın yönetmen gözüyle anlatılabilirdi. Gül Oğuz da öyle yapıyor, zaten kendi hikayesi. Çok rahat çalışıyoruz, çok güzel saçları var!”
Daha oyuncu olmadım. Bana bir şans verildi, en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Modelliği bırakmadım, zaten vaktim yok, bir de doyduğuma inanıyorum, üstelik bir iki defa kendimi sıkılırken yakaladım. O yüzden en aza indirdim.