Sıla Dizisi

Sunday, December 17, 2006

6.Bölüm Özeti: Sıla hayaletle savaşmanın yollarını arıyor...

Sıla ile Boran artık aşklarını tutkularını birbirlerinden saklayamazlar ama geçmişte yaşananlar aralarında buzdan bir duvar gibi yükselir. Sıla evin içinde kilitli kapıları açmak için sadece kendiyle değil ev halkıyla da karşı karşıya gelir. Ama asıl açması gerekenin kapı değil Boran’ın yüreği olduğunu büyük bir acıyla anlar. Boran’ın Yezda’yı hala sevdiğine inanan Sıla, bir hayaletle savaşmanın yollarını aramaya başlar. Boran’ı kıskandırmak için Emre’yi Mardin’e çağırır. Sıla’nın Emre’yle buluştuğunu öğrenen Boran çileden çıkar. Mirasın tümünün Sıla’ya kalması Burhan’ın planlarını bozmuştur. Esma ve Burhan Sıla’nın gönlünü almak için Mardin’e giderler ama Sıla onların geliş sebeplerini kısa zamanda öğrenir ve işler sarpa sarar. Bu arada Celil kızına kalan mirasla ilgili Azad’la hayaller kurarken Bedar’ın tepkisi onları şaşırtır. İstanbul'dan arayan Cihan işle ilgili Boran’ın canını sıkar. Boran hem Cihan’ın bahsettiği sorunla hem de Sıla’nın Emre’yle olan yakınlaşmasıyla baş etmek zorundadır.

Mardin’li İşadamı Evrensel’den Sıla dizisi kadrosuna iftar yemeği...

Mardin’li İşadamı Sebahattin Evrensel tarafından Sıla adlı dizinin oyuncu ve teknik ekibine iftar yemeği verildi. Mardin ve Midyat İlçesi’nin tarihi mekanlarında çekimlerine devam edilen Sıla dizisindeki 60 kişilik ekibe, tarihi Artuklu Kervansarayı’nda iftar yemeği verildi. Yemekten sonra işadamı Sabahattin Evrensel ile bir süre sohbet eden dizinin başrol oyuncusu Mehmet Akif Alakurt, dizide halkın izlenim ve beklentilerini diziye yansıttıklarını belirterek, “Dizide işlediğimiz konular hayal ürünü değildir. Bu dizinin yankı bulmasının nedeni hayatın içindeki gerçekleri yansıtmasıdır. Berdel üzerine kurulan bu dizide işlediğimiz konularla kesinlikle halkımızı rencide etmek istemiyoruz. Mardin’de olmaktan çok mutluyum” dedi.

İşadamı Sabahattin Evrensel de, senaryo ve görüntü açısından dizinin çok kaliteli olduğunu ifade ederek, “Mardin ve Midyat’ta çekilen dizi, tarihi kentin turizm atağına geçmesi için çok önemli bir tanıtımdır. Kentimizi seviyor ve gelişmesini istiyorsak bu tür etkinlikler için evlerimizi, işyerlerimizi ve konaklarımız hatta sofralarımızı açmamız gerekmektedir. Tanıtım için önemli bu fırsatları çok iyi değerlendirmemiz gerekir” diye konuştu.

Sıla’nın setine Şen dopingi...

Türkiye’de yediden yetmişe herkes ATV’nin yeni dizisi Sıla’yı izliyor. Dizinin fanatiklerinden biri de usta oyuncu Şener Şen. Mardin’deki sete gidip oyuncuları tebrik eden Şen: Diziyi hissederek izliyorum. Bende doping etkisi yaptı. ATV’nin ekranda fırtınalar estiren dizisi Sıla’nın Mardin Midyat’taki setinde geçen hafta sürpriz bir konuk vardı. Usta oyuncu Şener Şen dizinin setini ziyaret edip, başarılarından dolayı her oyuncuyu tek tek tebrik etti. Dizide Boran’ı canlandıran Mehmet Akif Alakurt, “Ustadan övgüler almak gurur verdi. Diziyi çok beğendiğini ve hissederek izlediğini söyledi. Şen’in sözleri bende doping etkisi yarattı” diye konuştu.

Onunla oynamak hayalim...

Dizinin Sıla’sı Cansu Dere de, Şen’in ziyaretinden çok mutlu: Şener Şen gibi bir ustanın bize destek olması bizi çok mutlu etti. Övgü dolu sözleri gururumu okşadı. Bana daha önce röportajlarda “kiminle oynamak istiyorsun” diye sorduklarında Şener Şen diyordum. Sıla’nın bir bölümünde, Şen’in Gönül Yarası filminin bir karesi göründü. O karede ben de vardım. Bu kare bile bana yetti. Birlikte rol almış gibi olduk...

Boşanmak için evlenmem!

ATV’nin töre cinayetleri ve berdeli konu alan dizisi Sıla’nın yıldızı Cansu Dere: “Evlenecek misiniz?” diye sorduklarında kızıyorum. Bu çok mu basit bir konu? Kenan İmirzalıoğlu’yla başrol paylaştığı Son Osmanlı Yandım Ali filminden sonra ATV’nin iddialı dizisi Sıla ile ekranlara konuk olan manken Cansu Dere, “Kendimi oyuncu olarak görmüyorum” dedi. Sıla’nın çekimleri için şu sıralar Mardin’in Midyat ilçesinde yaşayan Dere, Yeni Aktüel dergisinin bu haftaki sayısı için Zeynep Subaşı’ya röportaj verdi. 25 yaşındaki oyuncu; gelecekle ilgili planlarını ve evliliğe dair görüşlerini anlattı.

Modellikte en üst noktadayken oyunculuğa başladınız...

Evet, bir şeylere yeniden başlamak insanı yeniliyor. En azından ben kendimde böyle hissediyorum. Modellikte istediğim yerdeyim ama yapmaya vaktim yok.

Yurtdışında modellik yapabilecek niteliklere sahiptiniz. Yurtdışı deneyiminizi zorlamak yerine niye oyunculuğu seçtiniz?

Paris’te çalışırken mutlu olmadım. Benim için en önemlisi, mutlu olmam. İstediğim şeyin o olmadığına inandım. Bir de orada kızlar 14-15 yaşlarında başlıyorlar modelliğe. Oraya gittiğimde 21-22 yaşımdaydım. Gerçekleri görmek lazım. 25 yaş yurtdışına gidip “Ben model olacağım” demek için çok geç.

Başarılara rağmen neden hep arka planda kalmayı seçiyorsunuz?

Hayatımda en önemli şey, dönüp geriye baktığımda utanacağım bir şey yapmamış olmaktır. İşte de, aşkta da! Bu yetiştirilmeyle ilgili bir şey. Bireylerinin söz hakkı olduğu, birbirine saygı duyduğu bir aileden geliyorum; bir o kadar da sevginin olduğu...

Kararlarınızı alırken ailenize danışıyor musunuz?

Hayır. 17 yaşından bu yana yalnız yaşıyorum. Yaşıtlarım daha “onu mu giyeyim, bunu mu giyeyim” diye düşünürken ben İstanbul’daydım. İzmir’de doğdum ve Ankara’da da yaşadım ama hiçbiri İstanbul’a benzemiyor. Bir de babamın beni göndermesi bana olan güvenini gösteriyordu. Benim de onları ve kendimi asla üzmemem gerekiyordu. O yüzden belki duvarlarım bu kadar yüksek ve çok insan hayatıma giremiyor. Bundan da mutluyum aslında.

Kariyer ve özel hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz?

İş daima olmalı ama aile daha özel; emek verilmeli. O yüzden bana mikrofon uzatıp “Evlenecek misin?” diye sorduklarında çok kızıyorum. Bu konu bu kadar basite indirgendiği için günümüzde evlilikle sürmüyor zaten. Bense bir kere evlenmek isteyenlerdenim. Hiçbir zaman “Bir evleneyim bakalım, olmazsa boşanırız” diyenlerden olmadım. Çocuk da çok özel benim için. Mesela çocuk zamanı çalışmamak gerek. Çocuk da yaparım kariyer de diye düşünmüyorum.

Mardin’in en çok neyini sevdiniz?

Özellikle üniversitede Mezopotamya ve Ön Asya Arkeolojisi okuyan bir insan olarak Mezopotamya’ya bakıyor olmak çok enteresan. Ama daha Hasankeyf’e bile gidemedim. Vaktim olmadı. Manastır gezdim birkaç tane, o kadar. Şehrin mimarisi müthiş.

Dizide Mardin doğumlu, üç yaşında İstanbul’a gelmiş ve köklerine geri dönmüş bir genç kızı oynuyorsunuz. Sıla ile Cansu’nun benzerlikleri var mı?

Sıla; Mardin’de doğup, büyük şehirde büyümüş bir karakter. Sadece o kısmımız aynı.

Siz Sıla olsaydınız, köklerinizin peşinden gider miydiniz?

Giderdim herhalde. Oradaki insanların masumiyeti çok güzel. Bizim burada kafamıza taktığımız şeyler, onlar için problem değil.

5.Bölüm Özeti: Tüm miras Sıla’ya kalır...

Emre’den İstanbul’daki ailesinin tüm mirasını kendisine bıraktıklarını öğrenen Sıla çok şaşırır. Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olmak acaba Sıla’yı törenin kurbanı olmaktan kurtaracak mıdır? Emre ile Sıla’nın ilişkisini çözemeyen Boran onların yakınlıklarından rahatsız olur ve Emre’yi kendisine ait olan her şeyden uzak durması için sert bir dille uyarır . Kevser ana ise Narin'in hastalığını bahane ederek Narin'i konağa geri getirir. Konağa yerleşmek Azad için yeni bir fırsattır. Celil etraftaki dedikodular yüzünden sinirlenerek Dilan’ı okuldan alır. Dilan kendisine yapılan haksızlığa ve baskılara dayanamaz evden kaçar. Evden kaçan Dilan törenin yeni kurbanı mı olacaktır? Sıla Narin’le sohbet ederken Boranın daha önce Yezda ile yaşadıkları büyük aşkı ve hazin sonunu öğrenir. Bu durum Sıla’nın Borana bakışını değiştirir. Aralarında kıskançlıkla karışık bir yakınlaşma başlar. Ama törenin yeni kurbanları olduğunu öğrenen Sıla Boran’la aralarına tekrar öfkeden bir duvar örer. Boran’ın Sıla’ya yakınlaşma çabaları bu duvarı yıkmaya yetecek mi?