Sıla Dizisi

Sunday, December 17, 2006

Boran iyi algılanırsa birçok gence örnek olacaktır!

Hacı dizisinde canlandırdığı militan genç Ahmet Gesili karakteriyle beğeni toplayan Mehmet Akif Alakurt, ATV’nin yeni dizisi Sılada aşiret reisi Boran olarak seyirci karşısına çıktı. Yakışıklı oyuncu, “Boran iyi algılanırsa, aslında birçok gence örnek olacak bir karakter” diyor. Geçen sezonun iddialı dizilerinden Hacı’da canlandırdığı militan genç Ahmet Gesili karakteriyle dikkatleri üzerine çeken Mehmet Akif Alakurt, şimdi de ATV’nin yeni dizisi Sıla’da Boran karakteri ile izleyici karşısına çıktı. Hacı dizisinden ayrıldığını açıklayan yakışıklı oyuncu, yeni dizisi Sıla’yı ve yeni rolünü anlattı...

Sıla nasıl bir dizi olacak?

Mardin’deki bir aşiret ile İstanbul’daki kültürü bir araya getirecek bir dizi. Bu iki çelişki arasında yaşanan olaylar işlenecek dizide. Bundan ziyade, aşiretlerdeki bazı töreleri işleyeceğiz. Özellikle berdel konusunu işleyeceğiz. Ana konu zaten bunun üzerine...

Aynı coğrafyada iki farklı kültürü işleyeceksiniz aslında...

Evet... Yıllar önce evlatlık verilmiş, İstanbul’da ve buranın kültürüyle büyümüş bir kızla, Doğu’da kendi topraklarında büyümüş bir gencin hikayesi anlatılacak. Zorunlulukla başlayan birlikteliklerinin zamanla tutkulu bir aşka dönüşmesini anlatacağız. ’İstanbullu bir kızın Mardinli bir aşiret ağasıyla paylaşacağı ne olabilir’den yola çıkacağız ve bunların sonucunda yaşanan çelişkileri anlatacağız.

Peki sizin canlandıracağınız Boran nasıl bir karakter?

Babası hasta olduğu için aşiretin başına geçen bir ağa... Aslında okumuş bir ağa olduğu için alışılmışın dışında bir ağa. Yalana tahammülü olmayan, müthiş gururlu bir insan. Zamanında evlenmiş ve eşi intihar ettiği için evliliğe tövbeli. Fakat, sonra tesadüfi bir şekilde hayatına Sıla giriyor. Bu birliktelik Boran’ın merhametinden kaynaklanan sebeplerden oluyor. Çünkü Boran aslında kadınlara karşı ilgisini kesmiş biri. Nedeni ise zamanında yaşadığı aşk. İnanılmaz sevmiş, onun üzerine başka kimseyi tanımak istememiş. Katı görünüşünün altında çok duygusal tarafları olan bir erkek. Fakat bunu dışarı vuramıyor. Çünkü aşiret ağası olmak güç ister ve duygusallığı kaldırmaz. Bunları dışarıya vurduğunuz zaman zayıflık olarak algılanabilir. Bu yüzden de bazı yönlerini gizlemek zorunda kalıyor.

Daha önce de birçok ağa dizisi çekildi. Bu ağanın bir özelliği de herhalde doğduğu topraklarda büyümüş olması...

Tabii ki. Törelerine inanan, törelerine bağlı ve onların yaşatılması gerektiğine inanıyor. Fakat bazı şeylerin değişmesi gerektiğine de inanıyor. Bunu ne kadar başaracak, ne kadar başaramayacak göreceğiz. Ben de merak ediyorum. Çünkü biz de daha yeni başlıyoruz. Kafamızda Boran’ı oluşturduk ve bitti. Ama bu ekrana nasıl yansıyacak bilmiyoruz.

Kafamızda bitti derken?

Bir karakteri kabul ettiğim zaman öncelikle o karakterde benim içimde olan bir şeyi bulmam gerekiyor. Boran’la benim benzeşen yanlarımız var. Senaryoyu şimdiye kadar onlarca defa okudum. Çok ince detayına kadar düşünerek şu anda kafamda bitirdim. Bu rol için aşiret kitapları okudum. Boran’ın nasıl olması gerektiğini kafamda oturttum demek istiyorum...

Daha önce çekilen film veya dizilerdeki karakterler nasıl davranıyor diye baktınız yani...

İnanın hiç öyle şeylere girmiyorum. Taklit gibi bir durum asla olmayacak. Herhangi bir film izlemedim. Onlar nasıl oynamış diye bakmadım, içimde onu hissettim. Türkiye’deki aşiretlerin başlangıcından günümüze gelişimini anlatan bir kitap okudum.

Hangi kitabı okudunuz?

Devlet, Aşiretler ve Kürtler. Doğulu bir aşiret ağasını oynayacağım için o bölgenin insanını bilmem gerekir. Rolü özümsediğime inanıyorum. Rolü aldığım andan itibaren karşıma gelen Doğulu insanları dikkatli şekilde takip ettim. Rol, bir oyuncunun üzerinde emanet kalırsa sırıtır. ’Hacı’da bunu başardım ve orada radikal islamcı oldum. Burada da iyi bir aşiret ağası olacağım.

Size göre izleyici Sıla’yı nasıl karşılayacak?

Bu yıla damgasını vuracağına inandığım bir iş. Çünkü çok profesyonel insanlarla çalışıyoruz. Baştan beri söylerim; profesyonellerle ben de daha profesyonelleşiyorum. O yüzden bu işin bu sene çok ses getireceğine gönülden inanıyorum.

Farklı bir dünya ile tanıştım...

İzlenme rekoru kıran Sıla adlı dizinin başrol oyuncusu Cansu Dere, Mardin’de gerçekleşen çekimler sayesinde farklı bir dünya ile tanıştığını söylüyor: Törelere göre; yanlış yapmış kızını öldürmeyen babaya bakkal ekmek satmıyor. Adam camide namaz bile kılamıyor! ATV’nin töre ve berdel evliliklerinin açtığı yaraları konu edinen dizisi Sıla, konusuyla olduğu kadar oyuncuların performanslarıyla da konuşuluyor. Yönetmenliğini Gül Oguz’un üstlendiği; başrollerinde Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Menderes Samancilar, Fatos Sezer, Hümeyra ve Cemal Toktaş’in rol aldığı dizi, yayınlanmaya başladığı günden bu yana izleyenlerde beklenen etkiyi bıraktı ve üçüncü bölümü gün birincisi oldu..

Oyunculuk yeteneğini Uğur Yücel sayesinde geliştirdiğini söyleyen dizinin başrol oyuncusu Cansu Dere’nin performansının, dizinin beğenilmesinde büyük pay taşıdığını düşünenlerin sayısı hiç de az değil... Dizinin çekildiği Mardin’de hayata bakisinin değiştiğini söyleyen ünlü model, Sıla’nın töre cinayetlerine az da olsa faydası olacağına inandığını söylüyor...

Sıla için gerçekten çok çalışıyorum ve oldukça zaman ayırıyorum. Kadın üzerine konusu olan dizilerin tutmasının zor olduğu yönündeki görüşlerin doğruluk payının ne olduğunu bilmiyorum. Benim düşünmem gereken, verilen rolü en iyi şekilde canlandırmak. İsimin üstesinden en iyi şekilde gelmenin uğrası içindeyim.

Sıla için gittiğim Mardin’de hayata bakışım değişti, yeni felsefeler edindim. Oradaki olayları buradan da biliyordum. Ama bilmek ile yasamak çok farklı. Burada başınızın üzerinden gecen askeri helikopteri dikkate almazsınız ama orada gözden kaybolana kadar takip ediyorsunuz. O bölgede çekilen sıkıntıları buradan anlamak mümkün değil.

Töre cinayetleri hakkında orada birçok olay anlatıldı bana. Bunun engellenmesinin en etkin çözümü, kanımca o bölgenin topyekun bir aydınlanmaya girmesi. Bu nasıl gerçekleştirilir bilmiyorum ama bilenler bir şeyler yapmalı. O bölgenin törelerine göre, yanlış yapmış bir kızı öldürmeyen babaya bakkal ekmek satmıyor, adam camiye gidip namaz bile kılamıyor! Babanın, ağabeyin üzerinde büyük bir toplumsal baskı oluyor. O baskıyı kırmak gerek. Hiçbir şey insan hayatından daha önemli değil. Sıla’da bunu anlatmaya çalışıyoruz. Ne kadar faydamız olur bilemeyiz ama hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Kumsaldaki deniz yıldızlarını denize atan adamın hikayesi gibi.

Burada günlük yaşamımızda dert ettiğimiz birçok konu, o bölgedeki insanları hiç ilgilendirmiyor. Bizim dert ettiklerimiz onların dünyasında yok. Örneğin orada benim yasımdaki bir kadının dört-beş çocuğu var. Derdi çocuklarına bakabilmek. “Neden bu kadar çok çocuk yaptın?” demek o kadınlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü onların dünyasında doğum kontrolü diye bir kavram yok.

Sıla’nın en küçük ölçüde bile sırıtmaması gerekiyordu. Daha önce Doğu’ya bir kez gitmiştim. Bu ikinci gidişim. Sıla’nın ruhunu anlamak için Mardin’de çok kişiyle konuştum. O bölgenin insani nasıl düşünüyor, hayata hangi pencerelerden bakıyor anlamaya çalıştım. Berdel olan bir genç kadının ruhunda nasıl fırtınalar eseceğini hayal ettim.

Mardin’de bana en çok yardımcı olan kişi Menderes Samancılar. Kendisi yöre insanini çok iyi tanıyor. Bana sürekli olarak yöre, yasam tarzı, gelenekler konusunda bilgi veriyor.

Uzun boylu kadınların oyunculukta şanslarının olmadığını düşünmüyorum. Yeni nesil oyuncular hep uzun boylu. Dünyada böyle. Nicole Kidman ve Charlize Theron Oscar almış oyuncular. Eskiden Türkiye’de olduğu gibi Hollywood’da da kadın oyuncular fazla uzun boylu olmuyormuş ama simdi değişti. Starlar artik uzun boylu. Kenan İmirzalioglu ve Mehmet Ali Alakurt ile bu konuda hiçbir sorun yasamadık. Fikret Kuşkan ile de aslında sancı yaratacak bir boy sorunu içinde olmadık.

Oyunculuğu para kazanmak için değil, çok sevdiğim için yapıyorum. Bir de üstüne para veriyorlar. Daha ne isteyeyim? İnsanin sevdiği isi yapması ve o isten para kazanması çok az kişiye nasip oluyordur. Çoğu insan yaptığı işi sevmiyor ve beklentisinin altında para kazanıyor. İste o insandan yaptığı ise hayır gelmez. Bu nedenle kendimi oyunculuğa karşı daha sorumlu hissediyor, elimi tasın altına sokmaktan çekinmiyorum.

Kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Öğrenme açlığı yasıyorum. Algılarımı sürekli acık tutmaya çalışıyorum. Çevremde ne oluyor ne bitiyor, olan neden oluyor, olması gereken neden olmuyor... Bunların üzerine düşünüyorum, yorum yapıyorum. Düşündüklerimden, yorumlarımdan çıkardığım sonuçları zihnimin bir kösesine depoluyorum. Bir gün mutlaka gerekli olur.

1.Bölüm Özeti: Sıla başına geleceklerden habersiz...

İstanbul’da köklü bir ailede evlatlık olarak büyüyen Sıla, başına geleceklerden habersiz ve sorunsuz mutlu bir yaşam sürmektedir. Öldü sandığı gerçek ailesi ve onların karşı konulamaz töreleriyle bir gün ansızın tanışır. Hayatı alt üst olur. Gerçek babası ve abisi, Sıla’nın büyüdüğü eve gelirler. Sıla’a annesinin ölmek üzere olduğunu ve son isteğinin kızını görmek olduğunu söylerler. Aslında Sıla’yı berdel karşılığında vermek için, götüreceklerini saklarlar. Öz annesini merak eden Sıla, onu görmek için doğduğu şehre gittiğinde başına geleceklerden habersizdir. Rüyalarında gördüğü memleketinin, ona güzellikler verdiğini sanırken aslında olanların hiç farkında değildir. Abisinin düğünü için hazırlandığında asıl kendi düğününe hazırlandığından habersizdir. Töreler gereği berdel verildiği Genco aşiretinin ağası Boran’la zorla evlendirilir. Çünkü Sıla’nın abisi Azad, ağanın kız kardeşi Narin’i kaçırmıştır ve kan dökülmemesi için aşiret berdele karar vermiştir. Sıla artık kanunların olmadığı, törelerin kanun kabul edildiği bu dünyada tutsaktır. Sıla gerçek ailesiyle tanışmanın mutluluğunu yaşarken, öz ailesi tarafından töreye kurban edilmesinin acısını yaşar. Bakalım Sıla bu amansız kapandan nasıl kurtulacaktır...

Doğuran mı ana büyüten mi?

Öldü sandığı gerçek annesini, kendisini büyüten annesine tercih eden genç kızın bir anda değişen hayatı izleyiciyi ekrana çivileyecek. Sıla’da “doğuran mı yoksa büyüten mi ana?” sorusu çok tartışılacak. Başrollerini güzel manken Cansu Dere ile genç oyuncu Mehmet Akif Alakurt’un üstlendiği, ATV’nin yeni dizisi Sıla, bu akşam ilk bölümüyle ekrana geliyor. Gül Oğuz’un yönettiği ve Mardin Midyat’ın büyülü atmosferinde çekilen dizi, konusuyla çok tartışılacak. İstanbul’da köklü bir ailede evlatlık büyüyen Sıla, ansızın öldü sandığı gerçek anne babası ve karşı konulamaz töreleriyle tanışır. Ve kendisini büyüten ailesine veda etmek zorunda kalır.

Yürekler çok yanacak...

Sıla’nın gerçek babasını oynayan usta oyuncu Menderes Samancılar, “Bu dizi, izleyiciyi yürekten yakacak” diyor ve ekliyor: “Dizilerin bir meseleye, izleyicilerin yüreğine dokunmasını isterim. Sıla’ iki unsuru da kapsıyor...” Dizinin bir diğer başarılı oyuncusu gerçek anne rolündeki Zeynep Eronat da yer aldığı projeden ve rolünden memnun: “Çekimler çarpıcı bir mekanda yapılıyor. Bu proje ses getirecek.”

Bu dizi sezona damga vuracak...

Diziye adını veren Sıla karakterini canlandıran Cansu Dere, konunun etkileyici ve çarpıcı olduğunu söylüyor: “Senaryoyu okuduğum an tüylerim diken diken oldu. İçinde kadın, aşk, tutku, acı ve töreler var.” Aşiret reisi Boran’ı oynayan Mehmet Akif Alakurt ise şöyle konuşuyor: “Hissettiğim kadarıyla bu seneye damgasını vuracak bir iş olacak...”

Sıla başlıyor...

Midyat’ın tarihi dokusu sinemacıları, dizi film yapımcı ve yönetmenlerini cezbediyor. Törelerin zoruyla bir araya gelen Boran ve Sıla’nin hikayesinin anlatıldığı dizinin çekimleri Midyat’ta yapılıyor. Başrollerini Cansu Dere ve Hacı dizisinde canlandırdığı rolle yıldızı parlayan Mehmet Akif Alakurt’un paylaşacağı Sıla dizisinin çekimleri Midyat’ta iki ay devam edecek. Töre cinayetleri ve berdele karşı verilen mücadelenin anlatıldığı Sıla, Eylül ayında ATV’de yayınlanacak. Sıla dizisinde insanlara törelerin olumsuz etkileri anlatılacak ve bunlara alternatif çözümlerin neler olabileceği gösterilmeye çalışılacak.Bir ayağı İstanbul’da, diğeri Midyat’ta gelişen öykü, kanun tanımaz töreyi ve töreye rağmen filizlenen bir aşkı anlatıyor. Giderek daha çok can alan töre cinayetleri ve berdel denilen uygulamaya keskin bir bakış ve karşı çıkışı anlatan Sıla, önemli bir toplumsal misyon da üstleniyor. Başrollerde Cansu Dere ile Hacı dizisinde ailenin militan oğlu olarak izlediğimiz Mehmet Akif Alakurt var. Cansu Dere, öz annesi ve babasının bazı sebeplerden dolayı İstanbul’daki aileden kızlarını istemesiyle Sıla’nın hikayesi başlıyor. Sıla, İstanbul’da yanında kaldığı aile tarafından çok iyi yetiştirilmiş, çok iyi eğitim alan şımarık olmayan bir karakteri canlandıracak. Hacı’da ailenin militan oğlunu canlandıran Mehmet Akif Alakurt, önceki rolünden cok farklı bir karakterle Aşiret Ağası Boran olarak izleyicilerin karşısına çıkıyor. Yakışıklı oyuncu Alışılmışın dışında bir aşiret ağasını oynuyor. Kültürlü, bazı törelere alternatif fikirler sunabilen, hayatın içinden bir karakter. Yapımcılığını FM Yapım’ın üstlendiği Sıla’nın senaryosu Sema Ergenekon ve Eylem Canpolat’a ait. Dizinin yönetmenliğini ise Gül Oğuz yapıyor. Sıla’nın oyuncu kadrosunda ayrıca Zeynep Eronat, Menderes Samancılar, Kartal Balaban ve Fatoş Sezer gibi isimler de var.