Sunday, December 17, 2006

Kamera karşısında dikilmekle oyuncu olunmuyor ki!

Türkiye’nin yeni gözdesi Boran Ağa’ya hayat veren Mehmet Akif Alakurt, konsantrasyonu bozulmasın diye iki aydır Mardin’den çıkmıyor. Dizi başlamadan önce yapılan “manken dizisi olacak“” eleştirilerine ise tek cümlede cevap veriyor: Bu iş sadece kamera karşısında dikilmekle olmuyor, yaşayarak oynamak kafayı yoruyor.

Boran Ağa olmadan önce neler yaptınız?

Best Model’de gelecek vaat eden manken seçildim. Araya askerlik girdi. Bir karar vermek zorundaydım. Askere gitmeyi seçtim. Gelince Best Model’e tekrar girdim. 2001’de Best Model seçildim. Aynı yıl dünya ikincisi seçildim. Sonrasında Kadir İnanır’ın oynadığı Kırık Ayna dizisinde oyunculuğa başladım. Hacı’daki Ahmet karakterinde kendimi gösterdim.

Sıla’ya başlamanız nasıl oldu?

Hacı dizisinden sonra 4-5 teklif vardı. Bunları inceledim. En uygun gördüğüm Boran karakteri oldu. Yönetmen Gül Oğuz’un olması da etkili oldu seçimimde. Diğer roller de güzeldi. Ben de çok zorlandım. O dizilerde oynamayı iyi ki seçmemişim. Hiçbiri Sıla’nın başarısını yakalayamadı. Adlarını vermem mümkün değil tabii. Her işi seçerken tutacağına inandığım işe giriyorum. Tabii oyuncular da etkili oldu. Yanımda oynadığım insanlara bakarım çünkü.

Rol arkadaşınızın Cansu Dere olduğunu öğrendiğinizde ne düşündünüz?

Cansu Dere ile oynayacağım zaman genel olarak bir olumsuz söylenti vardı. Cansu’nun oynadığı diziler tutmuyor gibi bir şey vardı. Kendini geliştirdiğini biliyordum. Modellik yanını da tanıyorum. Podyumdan tanışıklığımız da vardı. Onun da yapabileceğini biliyordum. Güz Yangını’nda izlemiştim Cansu’yu. İyi bulmuştum. Ekran sempatisi vardı. Bakmayı biliyor. Görsel olarak da konuya zaten çok uyuyordu. Onunla ikimizi yan yana düşündüğümde olabileceğini düşündüm.

Mankenlik günlerinizden tanışıklığınız arkadaşlık boyutunda mıydı?

Podyumdan yakın arkadaşlığım yoktu. Neşeli bir insan Cansu...

Cansu Dere ile sizi birbirinize yakıştırıyorlar mı?

Zaten bizim hakkımızda da çıktı böyle söylentiler. Ama tepki gösterecek şeyler değil. Bir de bu sahici geldiği için oluyor diye düşünmek lazım. Göz temasını kurmakla ilgili. “Bir şey yaşamadan bu şekilde bakmaz kesin” diye bir kanı vardır. Ama öyle bir şey yok tabii ki.

Son günlerde gazetelerde dizidekine benzeyen gerçek bir berdel hikayesi işleniyor. O gençlerin hayatlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bence o trajik bir olay. Evliliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Ailelerin onları böyle bir durumda bırakmaları çok acı. Bu da eğitimsizlikten gelen bir şey. Tek çözüm yolu eğitimden geçiyor. Baktığınız zaman onlarda da suç bulamıyorsunuz. Eğitmeden niye böyle yapıyorsun demek anlamsız. Şimdi niye böyle yapıyorsunuz deme hakkımız yok. Oraya önemli hizmet götürmemişiz. İstanbul’da üniversite okumuşsunuz oradan eleştirmek kolay. Eğitimli insan yapsa; ceza da ver hapse de at, ne yaparsan yap...

Çekimler için yaşadığınız çevrede de var mı Sıla ile Boran hikayeleri?

Bizim çevremizde de bu şekilde evlenen çok var. Şimdiki gençlik değil de, önceki kuşak arasında çok varmış. Kimisi mesela çok mutlu olduğunu söylüyor. Kimisi de çok mutsuz olup ayrılmış. O kadar çok var ki böyle hikaye.

Boran Ağa’nın tutumuyla ilgili sokaktaki insan ne diyor?

“Çok soğukkanlısın” diyorlar. Boran ile insanların sevgisi ikiye katlandı. Set aralarında fotoğraf çektirmeye geliyorlar. Boran Ağa diye saygı görüyoruz. Bu iş sadece kamera karşısında dikilmekle olmuyor. Kafa patlatıyoruz. Yaşayarak oynamak kafayı yoruyor. Anlık duygulara girmek gerekiyor. Bazı sahnelerden çıktığımda sanki sırtımda 200 kilo yük taşımış gibi yorgun hissediyorum kendimi. Kafa yorgunluğu kolay kolay atılmıyor. O yüzden oyunculuk kolay bir şey değil.

Oyunculuk eğitiminiz var mı?

Kimseden eğitim almadım. Oyunculuk üzerine kitaplar okudum. Bol bol film izledim. İyi oyuncu olmak için daha çok yolum var. İnsan duygularını en iyi çıkarabilmek için biyografi okumanın faydası var. Yurtdışında bir eğitime katılmayı düşünüyorum. Dil konusunu da geliştirmek istiyorum.

Peki bu işi meslek olarak seçmenizde kimlerin etkisi var, kimleri beğeniyorsunuz?

Al Pacino, Mel Gibson, Tom Cruise gibi karizması olan oyuncuları beğeniyorum, onlar beni etkileyen isimler. Türkiye’den Kadir İnanır’ın adını mutlaka söylemeliyim. Benim bu işe başlamamda büyük etkisi olmuştur. Sinemamızda gelmiş geçmiş en karizmatik oyuncu. Hala onun eski filmlerine bayılıyorum. Şener Şen de beni etkileyen bir oyuncu. Bu isimlere erişmek için daha çok çalışmalıyız tabii.

Boş günlerde İstanbul’a gelip gidiyor musunuz?

İki aydır buradayım, İstanbul’a hiç gitmedim. Rolün havasından çıkmak istemiyorum. Buranın havası role katkıda bulunuyor. Ağırlıklı olarak setteyiz zaten. En büyük sosyal aktivitem internet. Onun dışında tarihi yerleri geziyoruz.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizi seven herkesin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.